Yöresel Sözlük

sivas-yoresel-ifadeler

Sivas ğazı, sivas yöresel kelime ve ifadeleri:

Siz de eklemek istediğiniz kelimeleri aşağıdan yorum kısmına yazabilirsiniz, yazılmış kelimelere göz atabilirsiniz.

Abrası olmak : Bir sıkıntının üstüne sıkıntı gelmek
Ağartı : Süt, yoğurt gibi yiyecekler
Ağlenmek : Araba için: durmak, eğlenmek
Aleşmek : Bir yerde oturmak, yerleşmek, durmak
Ahıldane : Herkese akıl veren, bilgiçlik satan
Ahraz : Dilsiz
Aktarmak : Sacın üzerinde yufkayı döndermek, pişirmek
Alayı : Hepsi, tümü
Al karısı : Lohusalara geldiğine inanılan efsanevi yaratık
Anışdırmak : Anlaşılması için dolaylı yoldan hatırlatmak
Arık : Zayıf
Arlanmak : Utanmak
Atlı : Edepsiz
Avgun : Su taksimatının yapıldığı oyuk taş
Avkalamak : Elleri ile sarsmak
Avuz : Memeli hayvanın doğum sonrası ilk sütü
Ayıtlamak : Ayıklamak
Aynı gelmek : Mektubun cevabı gelmek
Ayrıksı : Uyumsuz
Azınsımak : Az bulmak, yeterli bulmamak

Babalanmak : Zıkkımlanmak anlamında yemek
Bacılık : Ahret kardeşliği
Bad : İnce bulgurla yapılan etli dolma içi
Bağdaş kurmak : Bacaklarını dizden bükerek altına alıp oturmak
Batal : İri, büyük
Bayah, bayahtan : Az önce, demin
Bekitmek : Sağlamlaştırmak, tutturmak
Beslek : Hizmetçi, besleme
Bezirgân pilavı : İçine soğan, yağ, kıyma konularak yapılan bulgur pilavı
Bezmek : Usanmak
Belemek : Çocuğu kundaklamak
Bıldır : Geçen yıl
Bibi : Hala
Bir cimcik : Bir fiske tuz için kullanılır. Çok ufak tefek insana da denir.
Bir goşam : İki avuç dolusu
Bişgel : Çabuk pişen yiyecek veya iyi pişmiş yemek
Bişirim : Pişirim. Pişirmelik kadar olan, bir pişirim gibi
Bun : Bunalma hali, sıkıntı
Burunlamak : Kıymet vermemek
Büngüldemek : Kaynamak

Cambaz : Hayvan alıp satan kimse
Camuz : Manda
Can leğeni : İçinde ölü yemeği yapılan büyük leğen
Cazı : Suratsız, geçimsiz ve kötülük yapan kadın
Ceht : Bir şeyi yapmaya kararlı olma
Cingan : çingene
Ciyiş : Yakın akraba veya komşu yaşlı kadın
Cıbır : Yoksul, parasız
Culuk : Hindi
Cücük : Civciv

Çalınmak : Bir şeyi etrafta acele ile aramak
Çeç : Savrulan samandan ayrılmış buğday yığını
Çecik : Tülbenti başın etrafına sararak bağlama tarzı
Çemkürmek :Azarlamak, saygısız konuşmak. Küçük köpeğin havlaması
Çemrenmek : Paçaları sıvamak
Çepük : Alkış
Çelpeşük : Çalpak iş, karışık, dolaşık
Çevrüntü : Elekte ortada toplanan ot tohumu, saman ve toprak
Çığırmak : Çağırmak, türkü söylemek
Çığrık : Çıkrık, eskiden yün eğirmek için kullanılan araç.
Çıngı : Kıvılcım
Çıtlatmak : Bir şeyi üstü kapalı anlatmaya çalışmak.
Çimmek : Yıkanmak
Çir : Ekşi kaysı kurusu
Çor : Hastalık, dert
Çöçelenmek : Konuşamamak, bir iş yapamamak
Çöğlenmek : Bir tarafı eğilip devrilmek
Çördük : Küçük yabani armut
Çullu : Varlıklı
Çulsuz : Fakir, berduş

Dadanmak : Alışmak
Dalamuk : İnce yapılı, narin
Darazımak : Elbisenin dikiş yerinden eskiyerek incelmesi ve açılması
Darıkmak : Darda kalmak
Dartılmak : Kibirlenmek. Dartıla dartıla iş görmek: Yavaş ve salınarak iş görmek
Dayak : Destek
Deli depek : Dengesiz insan
Dene : Dane, buğday
Depme : Yünden dokunmuş büyük un çuvalı
Devlik görmek : Kış hazırlığı yapmak
Devrisi gün : Ertesi gün
Dındıklamak : Fazla incelemek
Dilmek : İnce doğramak
Dinelmek : Ayakta durmak
Dingildemek : Oynamak
Dirliksiz : Geçimsiz
Dolak : Başa veya dize dolanan uzun yün örgüsü.
Donak : Giyim, kuşam, süs
Donanmak : Giyinmek
Döşürmek : Toplamak
Döşürüksüz : Tertipsiz, iş bilmeyen kadın
Dulda : Güneş ve rüzgâr etkisinden korunan yer
Duluk : Yanak
Düğülcek : Bulgurun en ince kısmı. Çorbası yapılır
Düremeç : Ekmek arasına peynirvb. Konularak hazırlanan yiyecek
Düve : Bir yaşındaki inek
Düven : Döğen. Biçilmiş ekinleri sürmek için kullanılan altına çakmak taşları konulmuş ve öküzler tarafından çekilen tahta.
Düzayak : Merdiveni olmayan, bir katlı ev.

Eccük : Azıcık
Eğin : Sırt
Eke toka : Bilmiş, büyümüş
Ekis nükte yapmak : Alaycı ve kırıcı konuşmak
Eksük görmek : Evin ihtiyacını veya evlenecek kızın ihtiyacını almak
Ekti oğlak : Anası ölen yavru başka bir hayvana alıştırılırsa bu yavruya denir.
Elçim : Yün tararken, bir taramalık için ele alınan yün.
Elleşmek : İlişmek
Em : Merhem, ilaç
Eme : Babanın kız kardeşi
Emiceklik vermek : Umut vermek, güvendirmek
Evme : Acele etmek
Erinmek : Üşenmek

Farfara : Çok konuşan, ağzı kalabalık
Fing atmak : Ordan oraya durmadan gitmek
Firik : Sapıyla yakılan Buğday başağının pişen daneleri
Farımak : Yaşlanmak, kocamak
Fetil : Taze yemek için yapılan kalın yufka ekmeği

Gabala : Toptan
Gadinge : Yenge. Amca, dayı veya yakınların eşleri
Gamga : Odun parçası.
Garametli : Talihsiz, kadersiz
Geçmiş : ihtiyarlamış, kocamış. Helva için: fazla kavrulmuş
Gelberi : Tandırdan kül çekmeye yarayan demirden alet
Gejgere : İki kollu küçük sedye
Gevşemek : Geviş getirmek
Gicişmek : Kaşınmak
Gıdik : Keçi yavrusu
Gılik : Ortası delik ekmek
Görümcağız : Küçük görümce
Gursaklı : Kursaklı, izzet-i nefisli, gururlu
Gübür : Çöp, pislik
Gümen : Şüphe, bilinmeyen
Gümenli : Hamile
Güvermek : Otlar için: yeşermek. Bir yere çarpma sonucu vücudun morarması
Güvertme : Ufak çocuklarda çıkan küçük çıban

Harar : Yünden dokunmuş çuval
Hasput : Kağnı tekeri
Hasuda : Aside. Un, yağ, şeker ve su ile yapılan hafif bir tatlı
Havflenmek : Korkmak
Hayvah : Eyvah
Hedik : Haşlanmış buğday. Diş hediği: Diş buğdayı
Helki : Su kovası
Herslenmek : Hırslanmak, kızmak
Hırtlak : Gırtlak
Hızan : Yoksul
Horam : Bir elin kavrayacağı ot
Hozan : Ekin biçildikten sonra tarlada kalan kısmı

Ihmak : Çökmek
Ismarıç : Başkası için alınacak şey, sipariş

İki tek : Az
İleğen : Leğen
İndiriş etmemek : Tenezzül etmemek
İskemi : Sandalye
İşkillenmek : Şüphelenmek
İşmar : Göz kırpma, işaret
İt dirseği : Arpacık
Ivga vermek : Kışkırtmak
İyeşmek : Sürtüşmek, zıt gitmek

Kanatlı : Evin iki yana açılan sokak kapısı
Kanayak : Kadın
Kanlı : Katil
Karış : Beddua
Karmak : Arkasından konuşmak
Kârınsıma : Kâr sayma
Katık : Ayran
Kavramak : El ile ekin yolmak
Kavum hısım : Akrabalar
Kavurma herlesi : Unu yağda hafif kavurup, tuz ve su konularak yapılan çorba
Kaygana : Koyuca yapılan yumurta herlesinin yağda kızartılmasıyla hazırlanan yiyecek
Keçe delen : Çok kuvvetli ve devamlı yağan yağmur
Kehle : Bit
Kelecoş : Peskütan ile yapılan bir çeşit koyuca çorba
Kelik : Eski ayakkabı
Kemçük : Dişsiz
Kenger : Sütünden sakız yapılan ot
Kesek : Tarlada iri ve sert olan toprak parçası
Kesmük : Savurma sırasında buğdayla karışık olan saman
Keşik : Sıra
Kete : İçine kavrulmuş un konularak yapılan yağlı börek
Kıyımsız : Cimri
Kızıllanmak : Kıskanmak
Kızı olacağı : Üvey kızı
Kivra : Kirve, sünnet babası
Kor (Kör) : Çukur, mezar
Kömbe : Eskiden külde pişirilen yağlı kalın çörek
Köp : Kağnının, öküzlerin kuyruklarının altına gelen kısmı
Köremez : Süt yoğurt karışımı bir yiyecek
Kötülemek : Sağlığı bozulmak, hastalanmak
Közlemek : Ateşte kızartmak
Kurcalamak : Karıştırmak
Kuşhana : Ağzı kapaklı, büyük bakır sahan
Küflet : Ev halkı, külfet
Kürük : Eşek yavrusu

Mahana : Bahane
Malamat : Etrafa rezil olmak
Mısmıl : İyi, temiz
Mundar : Murdar. Pis, temiz olmayan
Mundar etmek : Bir şeyi ziyan etmek, bozmak
Müzevir : Fitneci

Nâlet : Lânet
Natır : Kadınlar hamamında hizmet eden kadın görevli
Nekes : Cimri
Nemârek : Neyime gerek
Nemrut : Asık suratlı, çehresiz
Nörüyon : Ne (iş) görüyorsun? Ne yapıyorsun?

Onmak : İyi gün görmek, mutlu ve zengin olmak.
Ovmaç : Yufka ekmeğin parçalanmasıyla yapılan yağlı yemek
Oynaş : Dost

Öcbelemek : Israr etmek, üstüne düşmek
Öndüç : Ödünç
Özelemek : Yoğurdu karıştırarak ezmek

Partalcı : Palavracı
Pehli : Eti kızartılarak yapılan patlıcan yemeği
Pepe : Kekeme
Peskütan : Yoğurdun az un ile pişirilmesiyle hazırlanan kışlık yiyecek Pıskırık : Aksırık
Pin : Kümes
Puhari : Baca
Rapata : Tandıra hamur yapıştırmaya yarayan tutacak

Sâbi : Küçük çocuk
Seğirtmek : Koşmak
Seyip : Başıboş
Sınamak : Denemek
Sınıkçı : Kırık, çıkıkçı
Sınmak : Kırmak
Sille : Tokat
Sitil : Kova
Soharıç : Soğan, yağ ve kıymanın beraber kavrulmuş şekli
Sohum : Lokma. ağza sokulan ekmek parçası
Sokranmak : Söylenmek
Sorutmak : Ayakta durmak
Sünmek : Uzamak
Süyem : Baş parmak ile, işaret parmağı arasındaki uzunluk

Şeremet : Eline çabuk
Şire : Şıra. Tatlılara ekilen şerbet
Şişek : Yaşına değmiş dişi koyun
Şişmek : Şımarmak

Taze gelin : Yeni gelin
Tirit : Yemeğin yağlı suyu
Tohma : Karın şişiren, rahatsızlık veren yemek
Tokaç : Yün, halı ve kilim yıkamak için kullanılan, bir ucu yassı tahta Toklu : Yaşına değmiş erkek koyun
Tökezimek : Bir yere ayağı takılmak
Tummak : Suya batmak
Tutam : Bir elle tutulan kadar
Tutmaç : Kesilmiş hamur, mercimek ve yoğurtla yapılan çorba

Ucun ucun : Azar azar
Uğmaç : Ekmek ovularak yapılan yiyecek
Uğundurma tutturmak : Birini aç bırakmak
Umma : Lohusaların göğüslerinin şişmesi
Urum : Anadolu
Uruplağ : Eski bir tahıl ölçüsü. (Arpa için yaklaşık 13 kg. Buğday için 16 kg

Üğürlenmek : Kendi kendine söylenerek nazla sallanmak
Üleş : Leş
Ürümek : Havlamak

Variyetli : Zengin, varlığı yerinde olan
Vergili : Evlenmek üzere sözü verilmiş kız

Yağarnı : Sırt
Yahşi : İyi, güzel
Yal : Köpek yiyeceği
Yarımağız : isteksiz
Yarımlağ : Yarım uruplağ
Yaşmak çalmak : Ağzı örtecek şekilde baş bağlamak
Yavan : Yağsız, tatsız, tuzsuz
Yayan : Yürüyerek
Yeğnik : Hafif
Yekinmek : Birden kalkmak
Yemeni : Deriden yapılan hafif ayakkabı
Yeygü : Hayvan yiyeceği
Yoğşumak : Hamurun açılacak kıvama gelmesi
Yumak : Yıkamak
Yumuş : Emir
Yük kemeri : Yüklük. Yatak yorgan konan dolap
Yüz yavuncusu : yüze gülen

Zelve : Öküzün boyunduruğunun çıkmaması için takılan eğri deynek Zerze : Halkalı kapı demiri
Zilingir : Uykusunu alamamış
Zürriyet : Döl, soy

Sizin de eklemek istediğiniz ifade ve kelimeler varsa,
yorum ekleme kısmından veya sivaskulturu@gmail.com mail adresine yazarak paylaşabilirsiniz.

Google'dan bu kelimeleri arayarak bize ulaşabilirsiniz:

sivas şivesi, sivas şivesi kelimeler, sivas ağzı kelimeler, sivas kelimeleri, sivas yoresine ait kelimeler, sivaslıların kullandığı kelimeler, sivas agzinda PUHARİK ne demek, sivas sivesi sözler, sivas lafları, Sivas şiveleri, sivasa özgü kelimeler, sivas lehçesi, sivasa özgü sözler, sivas sözlüğü, sivas konuşması, sivas özgü kelimeler, sivas şivesi komik, sivas dili, sivaslılar nasıl konuşur, sivas şivesi sözlük

Yazar: sivas

21 thoughts on “Yöresel Sözlük

    Kâzım

    (8 Eylül 2014 - 21:56)

    Bızlamak ?
    Çocukluğumuz da şöyle bir cümle

    ana bızım geldi

      Harun

      (17 Ağustos 2017 - 22:03)

      Birazda gulun bakalim:-)sinirlenince bir sivasli olarak soylediklerimizi yazayim:-)
      SIÇTIRAN, CEHENNEMIN DIBI, ZIKKIMIN KOKU, ÖLLÜGÜN KÖRÜ, BABAGAN BEKİ, BABAYLAN BIH, KÖR İT , EMME OGLAN SIC AGZIMA BABAN GELSIN DIYECEM:-)

    Kâzım

    (8 Eylül 2014 - 21:57)

    Bızlamak ?

    muammer

    (22 Mart 2015 - 16:55)

    KANIRTMAK=esnetmek ÜRELOON=dündeğil evvelkigün ,2 3gün önce KAYIM=sıkı sağlam BAYAH=azönce SÜNDÜRMEK=germek,çekmek,ELLAHAM=galiba PEŞKİR=havlu TEŞT=bakır leğen KÖNEZ=büyümemiş kısa yaşlı,huysuz GILLENMEK=yuvarlanmak DOMBALAK ATMAK=taklaatmak KÖTELEMEK=fırlatmak,savurmak,CARI=çabuk,hemen GAYGANA=omlet,yağdapişenyumurta,PÖÇÜK=kuyruk kısmı NÖĞÜRÜYON=neyapıyorsun KÖSNÜ=köstebek GELAA=tarlafaresi TOSBAĞA=kaplumbağa NAÇAR=çaresiz kalmak BU KELİMELERDE listeye eklenmelidir ,sivasın köylerinin çoğunda konuşulan kelimelerdir.

      Sevgi

      (4 Temmuz 2015 - 23:09)

      Bıldır:gecen sene
      Feyimsiz:düşüncesiz

    muammer

    (22 Mart 2015 - 17:01)

    TOHMALAMAK=haddinden fazla yemek ,şişmek,

    Ahmet

    (15 Temmuz 2015 - 23:06)

    merhaba!
    ben Güney Azərbaycanlıyım.

    yukarıdaki kelimelerin kendi Ağzımla ortak olanlarını seçip listesini gönderiyorum:
    1. Ağartı : Süt, yoğurt gibi yiyecekler
    AZ. Lehçesinde AĞARTI var ama mesela uzaktan bir ak şey gözükünce ona Ağartı deriz.
    Bu kural başka renklere de kullanılabilir mesela QARALTI , GÖVƏRTİ , SARALTI , QIZARTI , BOZARTI …

    2. Aleşmek : ƏYLƏŞMƏK
    3. Arık : ARIQ
    4. Avkalamak : ÖVKƏLƏMƏK
    5. Avuz : OĞUZ (farsçada da AĞUZ diye kullanılır)
    6. Bağdaş kurmak : BAĞDAŞ QURMAQ
    7. Bayah, bayahtan : BAYAQ veya BƏYAQ
    8. Belemek : BƏLƏMƏK
    9. Bıldır : BİLDİR
    10. bibi : BİBİ
    11. cimcik : ÇİMDİK (başka anlamı da var yani 1ci ve 2ci parmaklarınla birini ÇİMDİKLƏMƏK)
    12.goşam : OVUC (mesela buğdayı iki elde tutsan BİR OVUC ve bir elde ise BİE QISMA deriz)
    Ama QOŞA kelimesi de bizde var , ve her İKİ BENZER ŞEYe qoşa denebilir.
    Mesela O QIZLA OĞLAN QOŞA GƏLİRLƏR , veya O QOŞA AĞACLAR.
    13. Bişirim : PİŞİRİM
    14. Camuz : CAMIŞ veya GAMIŞ
    15. Ceht : cəhd (arapça bir kelime )
    جهد cəhd
    16. Cücük : CÜCƏ
    17. çalınmak : ÇALINMAQ
    18. Çemrenmek : ÇIMXIRMAQ (çoğunda köpek için kullanılır)
    19. çepük : ÇƏPİK (fiili de ÇƏPİK ÇALMAQ)
    20. çelpeşük : ÇƏLPƏŞİK (fiilo de ÇƏLPƏŞMƏK)
    21. çığrık : CƏHRƏ (fiili de CƏHRƏ ƏYİRMƏK)
    22. çimmek : ÇİMMƏK (çoğunda havuzda yüzmek için kullanılır)
    23. Dadanmak : DADANMAQ
    24. darıkmak : DARIXMAQ (özlemek anlamında)
    25. Dayak : DAYAQ
    26. Dene : DƏNƏ (1.tane ,2. Erik , kiraz … gibi meyvələr DƏNƏsi )
    27. Döşürmek : DÖŞÜRMƏK (küçük şeyleri yerden bir bir toplamak)
    28 . Eccük : ACCA (aslında AZCA , yani Z harfı C ile pekiştirilmiş)
    29. Eğin : ƏYİN
    30. elçim : ƏLÇİM
    31. Elleşmek : ƏLLƏŞMƏK (bir işi yapmak için deneyip iyi sonuca vardıramamak)
    32. Eme : ƏMMƏ (hala demek)
    33. Erinmek : ƏRİNMƏK
    34. Fetil : FƏTİR
    فطیر
    35. Gevşemek : GÖVŞƏMƏK veya KÖVŞƏMƏK
    36. Gümen : GÜMAN (farsça bir sözcük)
    گمان
    37. Güvermek : GÖVƏRMƏK
    38. Havflenmek: XOFLANMAQ (XOF veya aslında arapça olan XAWF)
    خوف
    39. Hedik : HƏDİK (DIŞLİK te denir)
    40. Herslenmek : HİRSLƏNMƏK (konuşarak R harfı düşüp HİSLƏNMƏK olur)
    Aslında arapça حرص
    41. Hırtlak : XİRTLƏK (konuşarak XİTDƏK)
    42. İt dirseği : hadi yaaa biz de buna İT DİRSYİ deriz ^_^
    43. İyeşmek : İYƏŞMƏK
    44. Kanlı : QANLI
    45. Karış : QARQIŞ veya QARQUŞ (kökeni QARQIMAQ fiili)
    46. Katık : bizde QATIQ var ama YUĞURT anlamında
    47. Kaygana : QAYQANAQ
    48. Kelecoş : KƏLƏCOŞ
    49. Kenger : KƏNGƏR
    50. Kesek KƏSSƏK
    51. Kor (Kör) : GOR (zaten farsça GUR)
    گور
    52. Küflet : KÜFLƏT
    53. Mahana : MAHNA
    54. Mundar : MINDAR
    55. Müzevir : MÜZƏVVİR (arapça)
    مزور
    56. Nâlet : LƏ’NƏT (bazen NƏHLƏT veya NƏ’LƏT de kullanılır)
    57. Oynaş : OYNAŞ (bir kadının erkek arkadaşı . OYNAŞ adlı bir bitki de var)
    58. Sınmak : SINMAQ
    59. sınıkçı : SINIXCI
    60. sille : SİLLƏ
    61. Sitil: SƏTİL (zaten fars)
    سطل
    62. Şire : ŞİRƏ (zaten farsça)
    شیره
    63. Şişek : ŞİŞƏK
    64. şişmek : ŞİŞMƏK
    65. Taze : TƏZƏ (zaten farsça)
    تازه
    66. Tokaç : TOKQAC
    67. toklu : TOXLU
    68. Umma : UMMA (kökeni UMMAQ . yalnızca lohusalar değil başkalara (çoğunda erkek çocuklar) da kullanılır)
    69. Yahşi : YAXŞI bazı yerlerde YAXCI
    70. Yavan : YAVAN
    71. Yumak : YUMAQ
    72. Zürriyet : arapça
    ذریة
    73. ÜRELOON : İRƏLİGÜN
    74. TOSBAĞA : TOSBAĞA

      Melike

      (8 Ekim 2015 - 19:12)

      Çok yardımcı oldu bende tam bunu arıyordum…

    Hilal Özağaç

    (30 Eylül 2015 - 21:29)

    Çıtı kabı: yoğurt kabı

    Ömer F.

    (9 Ekim 2015 - 01:41)

    Dutacah: tencere veya tava tutmak için el ile örülmüş veya kumaştan dikilmiş eşya,
    İlistir: kevgir,
    Baba dutasıca veya Babalara gelesice: bir beddua şekli,
    Kerinti: özellikle büyük baş hayvanların altlarını süpürmek için kullanılan süpürgenin ana malzemesi olan karamuk isimli dikenli bitkiyi kesmekte kullanılan, ucu çengel şeklindeki metal kesici alet.
    Irbıh: İbrik,
    Hedik: Bulgur yapımı için kaynatılan buğday.

    Meltem

    (15 Kasım 2015 - 00:08)

    Galuç : Orak, ekin ve ot biçmeye yarayan alet.
    Ellörü : Yeterli, Bir şeyin yeterli olması.
    Essah : Gerçek. Essah mı?: Gerçek mi?

    ali

    (23 Nisan 2016 - 20:58)

    Karaltısı kaybolasıca: beddua etmek

      Ahat kilic

      (7 Ocak 2017 - 23:59)

      Garaltın gaybolsun soyha 🙂

    Arife arslan

    (13 Kasım 2016 - 23:34)

    Günülemek kıskanmak

    güney azərbaycan

    (20 Mart 2017 - 19:50)

    Səqf sakf tavan= nifi

      güney azərbaycan

      (20 Mart 2017 - 19:52)

      Nifi bizdə tavana diyərik

    kazım gökçen

    (22 Kasım 2017 - 14:37)

    dastar: sofra bezi
    emaçer: az yapılan bir iş için söylenen

    sivas

    (3 Şubat 2018 - 02:13)

    Sennur Sorhun tarafından:

    Merhaba bu sözlüğe bir kelimede babanemden eklemek istiyorum.
    Babanemin , dedem onu kızdırınca kullandığı bir kelime vardır. “Heybat “ yani türkçe meali “çirkin ,kötü” dür bunuda sözlükte bulundurursanız çok güzel bir anısı olacaktır. Bizim yeni nesil olarak bu kelime çok hoşumuza gidiyor gülüyoruz. Şimdiden teşekkürler.
    Sivas/Hafik yöresine ait bir kelimedir.

    Heybat:çirkin, kötü .
    Cümle içinde kullanırsak , “Heybat herif eve gelmedi” diyebiliriz.

    İlknur ogutluoglu

    (5 Şubat 2018 - 13:55)

    Bayahtan_ az önce
    Mökkem-saglam olan sağlam tutmak
    İlistir- süzgeç Kevgir
    Kürtük- düşen çığ parcasi
    Peşkir – -havlu
    Aktaracah-yufka pisiriminde kullanılan ince uzun ahşaptan çubuk
    Dastar -üstüne hamur konulan bez
    Parduç- taş firinin zeminde kalan unu temizlemeye yarayan ucuna bez baglanarak kullanilanak degnek

    Hatice

    (17 Şubat 2018 - 11:43)

    Miyat ol: göz kulak ol, ilgilen
    Höcemet: çok bilmiş konuşma ( genelde küçük çocuklar için kullanılır)
    Yağannı: sırt, bel kısmı
    Ötean: önceki günlerde
    Ilağen: leğen
    Soyha: beğenilmeyen

    sivas

    (20 Şubat 2018 - 01:05)

    Çeşitli ziyaretçilerimiz tarafından gönderilen kelimeler:

    Çece:büyük
    Bağursuk:bağırsak
    Koyún; boyun
    Yanıgara; hastalık

    Tacız kalmak : hasret kalmak veya usanmak bıkmak yada bir durumdan maruz kalmak

    Buymak = Çok üşümek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir